Ara
to run against
[phrase form: run]
01
karşısında yarışmak, muhalefet etmek
to oppose or have an effect that is not helpful toward someone or something
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
against
temel fiil
run
şimdiki zaman
run against
3. tekil kişi
runs against
şimdiki zaman ortacı
running against
basit geçmiş zaman
ran against
geçmiş zaman ortacı
run against
Örnekler
The activist group plans to run against the proposed legislation that would harm the environment.
Aktivist grup, çevreye zarar verecek olan önerilen yasaya karşı çıkmayı planlıyor.
02
rastlamak, karşılaşmak
to unexpectedly encounter someone
Örnekler
They ran against their favorite celebrity while dining at the restaurant.
Restoranda yemek yerken en sevdikleri ünlüyle karşılaştılar.
03
çarpmak, bir şeye veya birine çarpmak
to collide with someone or something
Örnekler
I accidentally ran against the table in the dark.
Karanlıkta yanlışlıkla masaya çarptım.



























