Ara
to have around
01
ağırlamak, misafir etmek
to have guests or people at one's home for a visit
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
around
temel fiil
have
şimdiki zaman
have around
3. tekil kişi
has around
şimdiki zaman ortacı
having around
basit geçmiş zaman
had around
geçmiş zaman ortacı
had around
Örnekler
She enjoys having her friends around during the holidays.
O, tatillerde arkadaşlarını etrafında bulundurmayı sever.
02
el altında bulundurmak, yakında tutmak
to keep something readily accessible or nearby
Örnekler
I always have snacks around for when I get hungry.
Acıktığımda yemek için her zaman yanımda hazır bulundururum atıştırmalıklar.



























