Ara
to whiten
01
beyazlamak, ağarmak
to become white or lighter in color
Intransitive
Örnekler
The milk is slowly whitening as it heats on the stove.
Süt, ocakta ısındıkça yavaşça beyazlaşıyor.
Örnekler
Last weekend, they whitened the walls with a fresh coat of paint.
Geçen hafta sonu, duvarları yeni bir boya tabakasıyla beyazlattılar.
Leksikal Ağaç
whitened
whitener
whitening
whiten



























