Ara
Whisk
01
çırpma teli
a utensil with a coil of wires used for whipping, beating, or mixing food
Örnekler
Beat the eggs with a whisk until fluffy.
Yumurtaları bir çırpma teli ile kabarana kadar çırpın.
02
giysi fırçası, temizlik fırçası
a short-handled brush used for cleaning or brushing clothes
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
whisks
Örnekler
She used a whisk to brush lint off her jacket.
Ceketinden tüyleri temizlemek için bir giysi fırçası kullandı.
to whisk
01
çırpmak
to beat or mix rapidly, typically with a utensil such as a whisk
Transitive: to whisk ingredients or a mixture
Örnekler
She whisked the eggs vigorously to create a fluffy omelette.
Kabartılmış bir omlet yapmak için yumurtaları kuvvetlice çırptı.
02
hızla hareket etmek, çabucak geçmek
to move quickly and lightly in a particular direction or manner
Intransitive: to whisk to a direction
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
whisk
3. tekil kişi
whisks
şimdiki zaman ortacı
whisking
basit geçmiş zaman
whisked
geçmiş zaman ortacı
whisked
Örnekler
The ballerina gracefully whisked across the stage, capturing the audience's attention.
Balerin, sahne boyunca zarif bir şekilde süzüldü, seyircilerin dikkatini çekti.
03
hızla hareket ettirmek, hafifçe ve çabucak temizlemek
to move something quickly and lightly
Transitive: to whisk sth somewhere
Örnekler
She whisked the dust off the table with a feather duster.
O, bir tüy fırçasıyla masadan tozu hafifçe süpürdü.



























