Ara
bloody
01
kanlı
characterized by or involving a great deal of violence and bloodshed
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
bloodiest
karşılaştırma derecesi
bloodier
derecelendirilebilir
Örnekler
He recounted the bloody details of the skirmish, emphasizing the brutal nature of the fight.
Çatışmanın kanlı ayrıntılarını anlattı, kavganın vahşi doğasını vurguladı.
02
lanet olası
used to express anger or annoyance
Dialect
British
Slang
Örnekler
She spilled coffee on her bloody shirt.
O, lanet gömleğinin üzerine kahve döktü.
03
lanet, kahrolası
used to emphasize a statement, often to heighten its force or impact
Örnekler
She told a bloody hilarious story.
O, kanlı komik bir hikaye anlattı.
to bloody
01
kanla kaplamak, kan lekesi bırakmak
to cover or stain with blood
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
bloody
3. tekil kişi
bloodies
şimdiki zaman ortacı
bloodying
basit geçmiş zaman
bloodied
geçmiş zaman ortacı
bloodied
Örnekler
The fight bloodyed his opponent's shirt.
Kavga, rakibinin gömleğini kanla kapladı.
bloody
01
çok, lanet olası
used to mean extremely or very
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The weather is bloody cold today.
Hava bugün kanlı soğuk.
Leksikal Ağaç
bloodily
bloodiness
unbloody
bloody
blood



























