bloody
bloo
ˈblʌ
bla
dy
di
di
broody

"bloody"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

bloody
01

kanlı

characterized by or involving a great deal of violence and bloodshed 
bloody definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
bloodiest
karşılaştırma derecesi
bloodier
derecelendirilebilir
Örnekler
The historical battle was a bloody conflict that left a significant impact on the region. 

Tarihi savaş, bölge üzerinde önemli bir etki bırakan kanlı bir çatışmaydı.

02

lanet olası

used to express anger or annoyance 
Dialectbritish flagBritish
argo
Örnekler
That bloody car won't start again. 

O lanet araba yine çalışmıyor.

03

lanet, kahrolası

used to emphasize a statement, often to heighten its force or impact 
Örnekler
It's a bloody amazing performance. 

Bu kanlı harika bir performans.

to bloody
01

kanla kaplamak, kan lekesi bırakmak

to cover or stain with blood 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
bloody
3. tekil kişi
bloodies
şimdiki zaman ortacı
bloodying
basit geçmiş zaman
bloodied
geçmiş zaman ortacı
bloodied
Örnekler
The knife bloodyed the tablecloth. 

Bıçak, masa örtüsünü kanla kapladı.

bloody
01

çok, lanet olası

used to mean extremely or very 
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The meal was bloody delicious. 

Yemek son derece lezzetliydi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store