Ara
to walk off
01
uzaklaşmak, ayrılmak
to move away from a location or situation
Örnekler
After the argument, she walked off the conversation, needing some space.
Tartışmadan sonra, biraz alana ihtiyaç duyarak konuşmadan ayrıldı.
02
yürüyerek hafifletmek, rahatlamak için yürüyüş yapmak
to ease an illness or unpleasant feeling by going for a walk
Örnekler
Can you walk the stress off by taking a leisurely walk in the park?
Parkta rahat bir yürüyüş yaparak stresi yürüyerek atabilir misiniz?



























