Ara
unpleasantly
01
hoş olmayan bir şekilde, rahatsız edici bir şekilde
in a disagreeable or uncomfortable manner
Örnekler
The weather turned unpleasantly humid by midday.
Hava öğle vakti hoş olmayan bir şekilde nemli hale geldi.
02
hoş olmayan bir şekilde, nazik olmayan bir tarzda
in an unkind or socially offensive manner
Örnekler
His tone shifted unpleasantly as he grew impatient.
Sabırsızlandıkça ses tonu hoş olmayan bir şekilde değişti.
Leksikal Ağaç
unpleasantly
pleasantly
pleasant
please



























