Ara
unintelligible
01
anlaşılmaz
(of language) not said or written loudly or clearly enough to be understood
Örnekler
The worn-out cassette tape made the singer 's lyrics sound distorted and unintelligible.
Yıpranmış kaset, şarkıcının sözlerini bozuk ve anlaşılmaz hale getirdi.
02
anlaşılması zor
having no clear or logical meaning, making something hard to understand
Örnekler
The old manuscript had faded ink, making much of it unintelligible.
Eski el yazmasının mürekkebi solmuştu, bu da büyük bir kısmını anlaşılmaz hale getiriyordu.
Leksikal Ağaç
unintelligible
intelligible
intellig



























