Ara
trying
01
zor, çetin
hard to manage or endure
Örnekler
It was a trying time for the team after their leader resigned.
Liderleri istifa ettikten sonra takım için zor bir zamandı.
02
sinir bozucu, rahatsız edici
annoying in a way that tests patience or causes frustration
Örnekler
She found his constant bragging trying and avoided conversations with him.
Onun sürekli övünmelerini sinir bozucu buluyordu ve onunla konuşmalardan kaçınıyordu.
Leksikal Ağaç
trying
try



























