Ara
to traipse
01
ağır ağır yürümek, isteksizce yürümek
to walk or move wearily or reluctantly, often with a casual or unhurried manner
Intransitive: to traipse | to traipse somewhere
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
traipse
3. tekil kişi
traipses
şimdiki zaman ortacı
traipsing
basit geçmiş zaman
traipsed
geçmiş zaman ortacı
traipsed
Örnekler
Wearing uncomfortable shoes, she had to traipse along the red carpet at the event.
Rahatsız ayakkabılar giyerek, etkinlikte kırmızı halı boyunca sürüklenmek zorunda kaldı.



























