Ara
temperately
01
ölçülü bir şekilde, sade bir şekilde
without extravagance
Örnekler
He behaved temperately in the face of temptation.
Baştan çıkarıcılık karşısında ölçülü davrandı.
03
ölçülü bir şekilde
in a sparing manner; without overindulgence
Leksikal Ağaç
intemperately
temperately
temperate



























