Ara
tangibly
01
somut bir şekilde, hissedilir biçimde
in a way that is clearly noticeable, real, or easy to understand or measure
Örnekler
The effects of climate change are becoming tangibly more severe each year.
İklim değişikliğinin etkileri her yıl somut olarak daha şiddetli hale geliyor.
Örnekler
The metal grew tangibly warmer in his hand as the sun rose.
Güneş doğarken, metal elinde hissedilebilir şekilde daha sıcak hale geldi.
Leksikal Ağaç
tangibly
tangible



























