Ara
tangibly
01
somut bir şekilde, hissedilir biçimde
in a way that is clearly noticeable, real, or easy to understand or measure
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The impact of the new policy was tangibly felt across the entire organization.
Yeni politikanın etkisi, tüm organizasyonda somut bir şekilde hissedildi.
Örnekler
She was tangibly aware of the cold breeze brushing her face.
Yüzünü okşayan soğuk rüzgarın dokunulabilir bir şekilde farkındaydı.
Leksikal Ağaç
tangibly
tangible



























