Ara
Surrogate
01
vekil, temsilci
someone who acts or serves as a substitute or representative on behalf of another person or entity, often in a legal or formal capacity
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
surrogates
Örnekler
She served as a surrogate for her elderly neighbor, managing her finances and medical appointments.
Yaşlı komşusunun finansını ve tıbbi randevularını yöneterek onun vekili olarak görev yaptı.
02
vekil, yedek
a person who temporarily or permanently takes on the role or responsibilities of someone else
Örnekler
The CEO appointed a surrogate to manage the company during his absence.
CEO, yokluğunda şirketi yönetmesi için bir vekil atadı.
surrogate
01
yedek, vekil
acting as a substitute for biological or legal parents in providing care or nurturing
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
A surrogate parent stepped in to care for the orphaned child.
Bir yedek ebeveyn, yetim kalan çocuğa bakmak için devreye girdi.



























