stratified
stra
ˈstræ
strā
ti
ti
fied
faɪd
faid
gratifiedbeatifiedratified

"stratified"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

stratified
01

tabakalı, katmanlı

organized into distinct levels or categories 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most stratified
karşılaştırma derecesi
more stratified
derecelendirilebilir
Örnekler
The company had a stratified management structure, from interns to executives. 

Şirketin, stajyerlerden yöneticilere kadar katmanlı bir yönetim yapısı vardı.

02

tabakalı, farklı katmanlardan oluşan

formed in distinct layers, typically referring to geological or physical structures 
Örnekler
The canyon walls revealed stratified rock formations dating back millions of years. 

Kanyon duvarları, milyonlarca yıl öncesine dayanan tabakalı kaya oluşumlarını ortaya çıkardı.

03

tabakalı, katmanlı

characterized by divisions in social class or status, often with unequal access to resources or power 
Örnekler
The city was deeply stratified, with wealth concentrated in a few neighborhoods. 

Şehir, servetin birkaç mahallede yoğunlaşmasıyla derinden tabakalaşmıştı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store