strait
strait
streɪt
streyt
/stɹˈe‍ɪt/

"strait"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Strait
01

boğaz

a narrow passage of water connecting two larger bodies of water, often linking two seas or an inlet with a larger expanse of water
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
straits
Örnekler
Ships must navigate carefully through the Bosporus Strait, which links the Black Sea to the Sea of Marmara.
Gemiler, Karadeniz'i Marmara Denizi'ne bağlayan Boğaz'da dikkatlice seyretmelidir.
02

zor durum, sıkıntılı durum

a difficult situation
Örnekler
During the war, citizens lived in economic straits.
Savaş sırasında, vatandaşlar ekonomik zorluklar içinde yaşadı.
strait
01

dar, sıkı

narrow in width
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
straitest
karşılaştırma derecesi
straiter
derecelendirilebilir
Örnekler
The river flowed through a strait channel bordered by rocks.
Nehir, kayalarla çevrili dar bir kanaldan akıyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store