Ara
to sprint
01
hızlı koşmak
to run very fast for a short distance, typically as a form of exercise
Intransitive: to sprint somewhere
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
sprint
3. tekil kişi
sprints
şimdiki zaman ortacı
sprinting
basit geçmiş zaman
sprinted
geçmiş zaman ortacı
sprinted
Örnekler
The soccer player sprinted down the field, dribbling the ball skillfully past defenders.
Futbolcu sahada hızla koştu, topu savunma oyuncularının yanından ustaca sürdü.
Sprint
01
hızlı koşu, sprint
a quick run
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
sprints
02
hızlı koşu
a type of running in which one runs full speed in a short distance
03
sprint, hızlanma
an intense burst of speed used in cycling to finish a race or overtake an opponent
Örnekler
His explosive sprint left his competitors far behind.
Onun patlayıcı sprinti rakiplerini çok geride bıraktı.
Leksikal Ağaç
sprinter
sprinting
sprint



























