Ara
to bellow
01
bağırmak, haykırmak
shout loudly and without restraint
02
kükremek
to emit a deep, loud roar or cry, typically from a large animal such as a bull
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
bellow
3. tekil kişi
bellows
şimdiki zaman ortacı
bellowing
basit geçmiş zaman
bellowed
geçmiş zaman ortacı
bellowed
Bellow
01
böğürme, kükreme
a deep, loud, and resonant sound, often produced by a human or an animal, conveying strength or intensity
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
bellows
Örnekler
She heard the distant bellow of a moose in the forest.
Ormanda uzaktan bir geyiğin kükremesini duydu.
Leksikal Ağaç
bellower
bellowing
bellow



























