Ara
sore
01
ağrılı, acı veren
(of a body part) feeling painful or tender, often as a result of injury, strain, or illness
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
sorest
karşılaştırma derecesi
sorer
derecelendirilebilir
Örnekler
Jack 's muscles were sore after his intense workout at the gym.
Jack'in kasları spor salonundaki yoğun antrenmanından sonra ağrıyordu.
Örnekler
He was sore over the way his family dismissed his achievements.
Ailesinin başarılarını küçümseme şekline gücenmişti.
03
ağrılı, acı veren
causing misery or pain or distress
Sore
01
yara
a painful spot on the skin, which is usually red or infectious
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
sores
Leksikal Ağaç
sorely
soreness
sore



























