Ara
to slumber
01
uyuklamak
to sleep, typically in a calm and peaceful manner
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
slumber
3. tekil kişi
slumbers
şimdiki zaman ortacı
slumbering
basit geçmiş zaman
slumbered
geçmiş zaman ortacı
slumbered
Örnekler
It took a while for the baby to slumber after being gently rocked in the cradle.
Bebeğin beşikte nazikçe sallandıktan sonra uykuya dalması biraz zaman aldı.
Slumber
01
uyku, dinlenme
a state of deep, restful sleep, often associated with peace and rejuvenation
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
Örnekler
The garden seemed to be in slumber, with flowers closed and insects quiet.
Bahçe, çiçekler kapalı ve böcekler sessizken uyku halinde gibi görünüyordu.
02
uyku, dinlenme
a dormant or quiescent state



























