beauty
beau
ˈbju:
byoo
ty
ti
ti
bootiebooty

"beauty"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Beauty
01

güzellik

the quality of being attractive or pleasing, particularly to the eye 
beauty definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
The beauty of the sunset left everyone in awe. 

Gün batımının güzelliği herkesi hayran bıraktı.

02

güzel kadın

an attractive person, especially a woman 
beauty definition and meaning
Örnekler
The actress was a renowned beauty, admired by fans worldwide. 

Aktris, dünya çapında hayranlar tarafından beğenilen ünlü bir güzellik idi.

03

harika, mücevher

an exceptional example that stands out for its superior qualities 
Örnekler
The old library, with its intricate woodwork and grand arches, is a true beauty of classic architecture. 

Karmaşık ahşap işçiliği ve görkemli kemerleriyle eski kütüphane, klasik mimarinin gerçek bir güzelliğidir.

beauty
01

mükemmel, harika

(Canada) of high quality, excellent, or well done 
argo
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most beauty
karşılaştırma derecesi
more beauty
derecelendirilebilir
Örnekler
The shot he made was beauty. 

Yaptığı atış beauty idi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store