Ara
to scribble
01
çalakalem yazmak, karalamak
to write or draw something in an aimless or careless way
Intransitive
Örnekler
The artist often sits in the park, scribbling in his sketchbook, allowing inspiration to come naturally.
Sanatçı sık sık parkta oturur, eskiz defterine karalama yapar, ilhamın doğal olarak gelmesine izin verir.
02
kargacık burgacık yazmak
to write hastily or carelessly without giving attention to legibility or form
Transitive: to scribble sth
Örnekler
In the rush to take notes, he would occasionally scribble the key points, making it challenging to decipher later.
Not almak için acele ederken, bazen ana noktaları karalardı, bu da daha sonra çözümlemeyi zorlaştırırdı.
Leksikal Ağaç
scribbler
scribble



























