to savvy
sa
ˈsæ
vvy
vi
vi
savoy

"savvy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to savvy
01

anlamak, kavramak

to understand something 
Transitive: to savvy sth
to savvy definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
savvy
3. tekil kişi
savvies
şimdiki zaman ortacı
savvying
basit geçmiş zaman
savvied
geçmiş zaman ortacı
savvied
Örnekler
The experienced negotiator quickly savvied the subtle cues in the conversation. 

Deneyimli müzakereci, konuşmadaki ince ipuçlarını hızla kavradı.

savvy
01

anlayışlı, bilgili

possessing practical knowledge, expertise, or understanding in a particular domain 
savvy definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
savviest
karşılaştırma derecesi
savvier
derecelendirilebilir
Örnekler
She is a savvy investor, always knowing when to buy and sell stocks for maximum profit. 

O, maksimum kar için hisse senetlerini ne zaman alıp satacağını her zaman bilen bilgili bir yatırımcıdır.

Savvy
01

pratik bilgi, beceriklilik

practical knowledge, shrewdness, or understanding 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
She has business savvy that helps her navigate complex negotiations. 

Onun, karmaşık müzakerelerde yolunu bulmasına yardımcı olan bir iş becerisi var.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store