Ara
sagacious
01
aklı başında, sağgörülü
having keen, farsighted judgment and the ability to discern deeply and wisely
Örnekler
He was a sagacious mentor to many young lawyers.
O, birçok genç avukat için ileri görüşlü bir mentördü.
02
sağgörülü
showing or resulting from acute, insightful discernment
Örnekler
They made a sagacious decision to delay the launch.
Lansmanı geciktirmek için akıllıca bir karar aldılar.
Leksikal Ağaç
sagaciously
sagacious



























