Ara
to run across
[phrase form: run]
01
rastlantmak, tesadüfen karşılaşmak
to meet someone unexpectedly
Transitive: to run across sb
Örnekler
During the neighborhood block party, I ran across my childhood friend who had recently moved back to town.
Mahalle blok partisi sırasında, yakın zamanda kasabaya geri dönen çocukluk arkadaşımla karşılaştım.
02
rastlantıyla bulmak, tesadüfen karşılaşmak
to find something unexpectedly
Transitive: to run across sth
Örnekler
While exploring the city, I ran across a quaint, undiscovered café.
Şehri keşfederken, şirin ve keşfedilmemiş bir kafeye rastladım.



























