Ara
rubbery
01
lastik gibi, esnek
having a soft, flexible, and elastic texture
Örnekler
The chef accidentally left the seafood too long, resulting in a rubbery bite.
Şef yanlışlıkla deniz ürünlerini çok uzun süre bıraktı, bu da lastik gibi bir ısırıkla sonuçlandı.
Örnekler
The medication made him feel rubbery and lightheaded, as if he might faint at any moment.
İlaç onu lastik gibi ve sersemlemiş hissettirdi, sanki her an bayılabilirmiş gibi.
Leksikal Ağaç
rubbery
rubber
rub



























