Ara
Rifle
01
tüfek
a long gun suitable for shooting a target over long distances, which is held along shoulder while aiming the target
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
rifles
Örnekler
She learned to shoot a rifle at a young age, honing her marksmanship skills at the shooting range.
Genç yaşta bir tüfek atmayı öğrendi ve atış poligonunda nişancılık becerilerini geliştirdi.
to rifle
01
yağmalamak, çalmak
to steal items, especially by breaking into or looting a place
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
rifle
3. tekil kişi
rifles
şimdiki zaman ortacı
rifling
basit geçmiş zaman
rifled
geçmiş zaman ortacı
rifled
Örnekler
Her purse had been rifled while she was distracted.
Dikkati dağılmışken çantası yağmalanmıştı.
02
karıştırmak, didik didik etmek
to search hurriedly or without permission, often by rummaging through someone else's possessions
Örnekler
He rifled through his backpack trying to find his keys.
O, anahtarlarını bulmaya çalışırken sırt çantasını karıştırdı.



























