rifle
ri
ˈraɪ
rai
fle
fəl
fēl
riffle

"rifle"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Rifle
01

tüfek

a long gun suitable for shooting a target over long distances, which is held along shoulder while aiming the target 
rifle definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
rifles
Örnekler
He adjusted the scope on his rifle before taking aim at the distant target. 

Uzaktaki hedefe nişan almadan önce tüfeğinin dürbününü ayarladı.

to rifle
01

yağmalamak, çalmak

to steal items, especially by breaking into or looting a place 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
rifle
3. tekil kişi
rifles
şimdiki zaman ortacı
rifling
basit geçmiş zaman
rifled
geçmiş zaman ortacı
rifled
Örnekler
Thieves rifled the store during the blackout. 

Hırsızlar elektrik kesintisi sırasında mağazayı yağmaladı.

02

karıştırmak, didik didik etmek

to search hurriedly or without permission, often by rummaging through someone else's possessions 
Örnekler
Reporters rifled the archives for old photos. 

Muhabirler eski fotoğraflar için arşivleri karıştırdı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store