respite
Pronunciation
/ˈɹɛspɪt/

"respite"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Respite
01

mola, dinlenme

a pause or break from activity, often to rest or relax
respite definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
respites
Örnekler
The soldiers enjoyed a short respite between drills.
Askerler tatbikatlar arasında kısa bir dinlenme keyfini çıkardı.
02

soluklanma, ara

a temporary easing or reduction of something unpleasant or difficult
Örnekler
Heavy curtains gave a respite from the glaring sunlight.
Ağır perdeler, göz kamaştırıcı güneş ışığından bir soluklanma sağladı.
03

ertelemek, geciktirmek

the postponement or cancellation of punishment, especially in a legal context
Örnekler
They were given a respite to repay the fine.
Cezayı ödemek için kendilerine bir mühlet verildi.
to respite
01

ertelemek, geciktirmek

to delay or suspend the carrying out of a punishment, especially an execution
Transitive: to respite a punishment
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
respite
3. tekil kişi
respites
şimdiki zaman ortacı
respiting
basit geçmiş zaman
respited
geçmiş zaman ortacı
respited
Örnekler
His lawyer requested the judge to respite the punishment.
Avukatı, yargıçtan cezayı erteletmesini istedi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store