Ara
to repulse
01
geri çevirmek
to drive back or push away
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
repulse
3. tekil kişi
repulses
şimdiki zaman ortacı
repulsing
basit geçmiş zaman
repulsed
geçmiş zaman ortacı
repulsed
Örnekler
His arrogant demeanor and insensitive comments repulsed most people he met.
Kibirli tavırları ve duyarsız yorumları, tanıştığı çoğu insanı iterseledi.
02
geri püskürtmek, itmek
cause to move back by force or influence
03
tiksinmek, iğrendirmek
to cause strong dislike, disgust, or aversion
Örnekler
He was repulsed by the thought of cheating.
Hile yapma düşüncesi onu tiksinmiş hissettirdi.
Repulse
01
püskürtme, geri püskürtme
an instance of driving away or warding off
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
repulses
Leksikal Ağaç
repulsion
repulsive
repulse
pulse



























