repudiate
re
ri
ri
pu
ˈpju
pyu
diate
ˌdieɪt
dieyt
/ɹɪpjˈuːdɪˌe‍ɪt/

"repudiate"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to repudiate
01

reddetmek, inkar etmek

to reject something or someone
Örnekler
The family repudiated the scandalous behavior.
Aile, skandal davranışı reddetti.
02

reddetmek

to refuse to acknowledge or accept as valid
Örnekler
The committee repudiated the decision of the panel.
Komite, panelin kararını reddetti.
03

inkar etmek

to dismiss or reject something as false
Örnekler
She repudiated the rumors circulating about her personal life, insisting that they were baseless.
O, kişisel hayatı hakkında dolaşan söylentileri reddetti ve bunların asılsız olduğunu ısrarla belirtti.
04

reddetmek, borcu ödemeyi reddetmek

to refuse or fail to pay a debt, obligation, or financial claim
Örnekler
The firm repudiated payment after discovering errors in the contract.
Firma, sözleşmede hatalar keşfettikten sonra ödemeyi reddetti.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store