Ara
to reek
01
kötü kokmak
to emit a strong and offensive odor
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
reek
3. tekil kişi
reeks
şimdiki zaman ortacı
reeking
basit geçmiş zaman
reeked
geçmiş zaman ortacı
reeked
Örnekler
The gym locker room will reek if sneakers are left for too long.
Spor salonunun soyunma odası, eğer spor ayakkabılar çok uzun süre bırakılırsa kokacaktır.
02
kokmak, içermek
to be indicative of an unpleasant quality
Intransitive: to reek of an unpleasant quality
Örnekler
The eerie silence in the usually bustling town square reeked of foreboding and tension.
Normalde hareketli olan kasaba meydanındaki ürkütücü sessizlik, hissettiriyordu kötü bir şeyler olacağını ve gerginliği.
03
duman tütmek, tütmek
to emit smoke or fumes
Intransitive
Örnekler
The chimney of the old house began to reek as the fire crackled inside.
Eski evin bacası, içeride ateş çıtırdarken tütmeye başladı.
Reek
01
koku, pis koku
a distinctive odor that is offensively unpleasant
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
reeks
Leksikal Ağaç
reeking
reek



























