to reassure
re
ˌri:
ri
a
ə
ē
ssu
ˈʃʊ
shoo
re
ə
ē
reinsure

"reassure"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to reassure
01

güven vermek

to do or say something to make someone stop worrying or less afraid 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
reassure
3. tekil kişi
reassures
şimdiki zaman ortacı
reassuring
basit geçmiş zaman
reassured
geçmiş zaman ortacı
reassured
Örnekler
The doctor tried to reassure the patient by explaining that the surgery was routine and had a high success rate. 

Doktor, ameliyatın rutin olduğunu ve yüksek bir başarı oranına sahip olduğunu açıklayarak hastayı güvence vermeye çalıştı.

02

güven vermek, rahatlatmak

to restore someone's confidence or sense of trust 
Örnekler
Investors were reassured by the positive financial report. 

Yatırımcılar olumlu finansal raporla güvence altına alındı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store