Ara
radically
dil bilgisi bilgileri
derece zarfı
Örnekler
The new policy radically alters the structure of the tax system.
Yeni politika, vergi sisteminin yapısını kökten değiştiriyor.
02
radikal bir şekilde
in a manner that promotes or reflects strong, far-reaching reforms in politics, society, or ideology
Örnekler
The party's platform was radically left-wing, calling for complete economic redistribution.
Partinin programı, tam bir ekonomik yeniden dağıtım çağrısında bulunarak radikal bir şekilde sol görüşlüydü.
03
kökten, radikal bir şekilde
(medical) in a manner that removes or eliminates all signs of disease to prevent recurrence
teknik
Örnekler
The tumor was radically excised to reduce the risk of return.
Tümör, nüks riskini azaltmak için kökten çıkarıldı.
Leksikal Ağaç
radically
radical
radic



























