Ara
to quell
01
bastırmak, ezmek
to forcefully stop or crush something
Transitive: to quell an act of opposition
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
quell
3. tekil kişi
quells
şimdiki zaman ortacı
quelling
basit geçmiş zaman
quelled
geçmiş zaman ortacı
quelled
Örnekler
The decisive action taken by the leader has quelled potential uprisings.
Liderin aldığı kararlı eylem, potansiyel ayaklanmaları bastırdı.
02
bastırmak
to reduce or calm fears, doubts, or other negative emotions
Transitive: to quell negative emotions
Örnekler
To quell the students' worries, the professor extended the assignment deadline.
Öğrencilerin endişelerini yatıştırmak için, profesör ödev teslim tarihini uzattı.
Leksikal Ağaç
quelled
quelling
quell



























