to bandy
ban
ˈbæn
bān
dy
di
di
baldybawdybaddybrandy

"bandy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to bandy
01

sağa sola atmak

to toss something, especially a ball, back and forth, as in a game or casual exchange 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
bandy
3. tekil kişi
bandies
şimdiki zaman ortacı
bandying
basit geçmiş zaman
bandied
geçmiş zaman ortacı
bandied
Örnekler
They bandied the tennis ball across the net for hours. 

Onlar tenis topunu ağın üzerinden saatlerce ileri geri attılar.

02

ağız dalaşı yapmak

to casually and informally discuss something 
Örnekler
They bandied theories about the missing painting. 

Kayıp tablo hakkında teoriler tartıştılar.

03

yumruklaşmak, dövüşmek

to trade physical blows 
Örnekler
The rivals bandied blows in the final round. 

Rakipler son turda karşılıklı yumruklaştı.

bandy
01

çarpık bacaklı, bacakları dışa doğru eğri

having legs that bow outward at the knees, causing the feet to sit closer together than the thighs 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
bandiest
karşılaştırma derecesi
bandier
derecelendirilebilir
Örnekler
The cowboy had a bandy gait from years in the saddle. 

Kovboy, yıllar boyunca eyerde oturmaktan çarpık bacaklı bir yürüyüşe sahipti.

Bandy
01

bandy, buz hokeyi top ile oynanan

a team sport similar to ice hockey, played on ice with a ball instead of a puck 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
Örnekler
Bandy is like hockey but played with a ball on ice. 

Bandy, hokeye benzer ancak buz üzerinde bir topla oynanır.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store