bandy
ban
ˈbæn
ben
dy
di
di
British pronunciation
/ˈbændi/

"bandy"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to bandy
01

sağa sola atmak

to toss something, especially a ball, back and forth, as in a game or casual exchange
example
Örnekler
He bandied the ball with surprising agility.
O, topu şaşırtıcı bir çeviklikle ileri geri attı.
02

ağız dalaşı yapmak

to casually and informally discuss something
example
Örnekler
His name was bandied around as a possible candidate.
Onun adı olası bir aday olarak dolaşıma sokuldu.
03

yumruklaşmak, dövüşmek

to trade physical blows
example
Örnekler
The boxers bandy punches with relentless energy.
Boksörler, amansız bir enerjiyle yumrukları karşılıklı atarlar.
bandy
01

çarpık bacaklı, bacakları dışa doğru eğri

having legs that bow outward at the knees, causing the feet to sit closer together than the thighs
example
Örnekler
The old man's bandy legs gave him a distinctive stance.
Yaşlı adamın çarpık bacakları ona ayırt edici bir duruş veriyordu.
Bandy
01

bandy, buz hokeyi top ile oynanan

a team sport similar to ice hockey, played on ice with a ball instead of a puck
example
Örnekler
The local rink hosts bandy games every weekend.
Yerel buz pateni pisti her hafta sonu bandy maçlarına ev sahipliği yapar.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store