premier
pre
ˈprɛ
pre
mier
mɪə
mie
compeerkildeerunclearnancere

"premier"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Premier
01

başbakan

the head of the government in the United Kingdom 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
premiers
Örnekler
The premier addressed Parliament on national security. 

Başbakan, ulusal güvenlik konusunda Parlamentoya hitap etti.

02

başbakan, hükümet başkanı

the head of government in various countries, typically serving as the chief executive or leader of the cabinet 
Örnekler
The premier of Canada outlined the economic strategy. 

Kanada başbakanı ekonomik stratejiyi ana hatlarıyla açıkladı.

to premier
01

ilk kez sahnelemek, prömiyer yapmak

to perform or present a work, such as a play, film, or musical composition, for the first time 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
premier
3. tekil kişi
premiers
şimdiki zaman ortacı
premiering
basit geçmiş zaman
premiered
geçmiş zaman ortacı
premiered
Örnekler
The orchestra will premier the new symphony next week. 

Orkestra yeni senfoniyi önümüzdeki hafta prömiyer yapacak.

02

prömiyer yapmak, ilk kez sahnelenmek

to be performed, presented, or released for the first time 
Örnekler
The new opera premiered last night at the main theater. 

Yeni opera dün gece ana tiyatroda prömiyer yaptı.

premier
01

ilk, başlangıç

coming before all others in time 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
The premier edition of the book sold out quickly. 

Kitabın ilk baskısı hızla tükendi.

02

üstün

considered most successful or important, particularly compared to others 
Örnekler
The city's premier university is known for its rigorous academic programs and esteemed faculty. 

Şehrin öncü üniversitesi, titiz akademik programları ve saygın öğretim kadrosu ile tanınır.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store