precinct
pre
ˈpri:
pri
cinct
sɪnkt
sinkt

"precinct"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Precinct
01

mağazalar bölgesi

a commercial area in a city or a town that is closed to traffic 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
precincts
Örnekler
The shopping precinct was bustling with pedestrians enjoying the car-free environment. 

Alışveriş bölgesi, araçsız ortamın keyfini çıkaran yayalarla doluydu.

02

bölge, muhit

an enclosed or clearly defined area of a building or place 
Örnekler
The historical precinct of the castle was open to visitors for guided tours. 

Kalenin tarihi bölgesi rehberli turlar için ziyaretçilere açıktı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store