plane
plane
pleɪn
plein
plateplaceplage

"plane"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Plane
01

uçak

a winged flying vehicle driven by one or more engines 
plane definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
planes
Örnekler
The plane soared gracefully through the clouds. 

Uçak, bulutların arasından zarifçe süzüldü.

02

düzlem, düz yüzey

a flat, two-dimensional surface that extends infinitely in all directions 
Örnekler
In geometry, a plane is defined by three non-collinear points. 

Geometride, bir düzlem, üç doğrusal olmayan nokta ile tanımlanır.

03

seviye, düzlem

a level of existence or development 
04

rende, planya

a carpenter's hand tool with an adjustable blade for smoothing or shaping wood 
05

rende, planya

a power tool for smoothing or shaping wood 
to plane
01

rendelemek, düzlemek

cut or remove with or as if with a plane 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
plane
3. tekil kişi
planes
şimdiki zaman ortacı
planing
basit geçmiş zaman
planed
geçmiş zaman ortacı
planed
02

düzleştirmek, rendelemek

make even or smooth, with or as with a carpenter's plane 
03

süzülmek, kaymak

travel on the surface of water 
plane
01

düz, pürüzsüz

without any raised or uneven areas 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
planest
karşılaştırma derecesi
planer
derecelendirilebilir
Örnekler
The plane surface of the table made it ideal for drawing. 

Masanın düz yüzeyi onu çizim yapmak için ideal hale getirdi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store