Ara
Perquisite
01
ayrıcalık
a privilege reserved solely for a specific person or group by virtue of hereditary status, official rank, or institutional authority
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
perquisites
Örnekler
In medieval courts, dispensing justice was a perquisite of the ruling class.
Ortaçağ mahkemelerinde, adalet dağıtmak yönetici sınıfın bir ayrıcalığıydı.
02
yan hak, ayrıcalık
a customary benefit granted to employees as part of their job, especially one regarded as a traditional or informal right
Örnekler
The chef enjoyed the perquisite of sampling dishes before service.
Şef, servisten önce yemekleri tatma ayrıcalığından keyif aldı.



























