pen
pen
pɛn
pen
senzenbenken

"pen"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

01

tükenmez kalem

an instrument for writing or drawing with ink, usually made of plastic or metal 
pen definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
pens
Örnekler
Can you lend me your red pen to fill out this form? 

Bu formu doldurmak için kırmızı kalemini ödünç alabilir miyim?

02

bebek oyun alanı, bebek parkı

a portable enclosure in which babies may be left to play 
pen definition and meaning
03

ağıl

an enclosed area for keeping farm animals 
Örnekler
The pigs are sleeping in their pen. 

Domuzlar ağıllarında uyuyor.

04

dişi kuğu

a female swan distinguished from the male swan by being smaller in size and having less prominent black knob on the beak 
05

cezaevi, hapishane

a correctional institution for those convicted of major crimes 
to pen
01

yazmak

to write a letter, novel, play, etc. 
Transitive: to pen a letter or literary piece
to pen definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
pen
3. tekil kişi
pens
şimdiki zaman ortacı
penning
basit geçmiş zaman
penned
geçmiş zaman ortacı
penned
Örnekler
She decided to pen a heartfelt letter expressing her gratitude to the person who had helped her. 

O, kendisine yardım etmiş kişiye minnettarlığını ifade eden içten bir mektup yazmaya karar verdi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store