Ara
to peek
01
gözetlemek
to take a quick and often secretive look at something or someone
Intransitive: to peek somewhere
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
peek
3. tekil kişi
peeks
şimdiki zaman ortacı
peeking
basit geçmiş zaman
peeked
geçmiş zaman ortacı
peeked
Örnekler
I have peeked into the mysterious package, but I still do n't know what's inside.
Gizemli pakete göz attım, ama hala içinde ne olduğunu bilmiyorum.
Peek
01
gizli bakış, saklı bakış
a secret look
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
peeks



























