aversion
a
ə
e
ver
ˈvɜr
vır
sion
ʒən
jen
British pronunciation
/ɐvˈɜːʃən/

"aversion"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Aversion
01

hoşlanmama, aşırı isteksizlik, nefret

a strong feeling of dislike toward someone or something
aversion definition and meaning
example
Örnekler
Growing up in a small town, Mark developed an aversion to the hustle and bustle of city life.
Küçük bir kasabada büyüyen Mark, şehir hayatının koşuşturmacasına karşı bir nefret geliştirdi.
02

nefret, tiksinme

the action of avoiding something, someone, or someone's gaze because one strongly dislikes them
example
Örnekler
During the emotional scene in the movie, Sarah had an aversion and turned her gaze to the floor to hide her tears.
Filmin duygusal sahnesi sırasında Sarah bir tiksinme yaşadı ve gözyaşlarını saklamak için bakışlarını yere çevirdi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store