obtuse
ob
ɑb
ab
tuse
ˈtus
tus
/ɒbtjˈuːs/

"obtuse"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

obtuse
01

kalın kafalı

slow or reluctant to understand things or respond emotionally to something
obtuse definition and meaning
Örnekler
His obtuse demeanor made it difficult for others to connect with him on an emotional level.
Onun anlayışsız tavrı, diğerlerinin onunla duygusal bir düzeyde bağ kurmasını zorlaştırıyordu.
02

90°'den daha büyük

(of angle) greater than 90 degrees but less than 180 degrees
Örnekler
In the geometry class, students learned how to identify and measure obtuse angles using a protractor.
Geometri dersinde, öğrenciler bir açıölçer kullanarak geniş açıları nasıl tanımlayacaklarını ve ölçeceklerini öğrendiler.
03

olgunlaşmamış, bağımlı

(of a young pigeon) immature and still dependent on parental care
Örnekler
The wildlife rehabilitator cared for several obtuse birds.
Yaban hayatı rehabilitasyon uzmanı, birkaç obtus (olgunlaşmamış ve hâlâ ebeveyn bakımına bağımlı) kuşa baktı.
04

küt, yuvarlak uçlu

(of a leaf) having a rounded or blunt tip rather than a pointed apex
Örnekler
The leaf's obtuse apex distinguished it from similar species.
Yaprağın geniş ucu, onu benzer türlerden ayırıyordu.
05

duyarsız, anlayışsız

not keenly aware of subtlety
Örnekler
Politicians often appear obtuse to the concerns of ordinary citizens.
Politikacılar sıradan vatandaşların endişelerine karşı genellikle anlayışsız görünürler.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store