obsessive
ob
ɒb
ob
se
ˈsɛ
se
ssive
sɪv
siv
recessiveexcessivedigressiveexpressive

"obsessive"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

obsessive
01

saplantılı

giving someone or something too much thought or attention in an unusual way 
obsessive definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most obsessive
karşılaştırma derecesi
more obsessive
derecelendirilebilir
alan
behavior, psychology, cognition
Örnekler
His obsessive attention to detail often slowed down the team's progress on projects. 

Detaylara olan takıntılı dikkati genellikle ekibin projelerdeki ilerlemesini yavaşlatıyordu.

Obsessive
01

takıntılı, saplantılı

a person who experiences persistent, intrusive thoughts, ideas, or preoccupations that dominate their mind or behavior 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
singular
not gender specific
çoğul biçim
obsessives
Örnekler
He was considered an obsessive about cleanliness. 

Temizlik konusunda bir takıntılı olarak görülüyordu.

LanGeek

Mobil Uygulamamızı İndirin

Leksikal Ağaç

obsessively
obsessiveness
obsessive
obsess
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store