Ara
to nuzzle
01
burunla eşelemek
to root out something with the snout
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
nuzzle
3. tekil kişi
nuzzles
şimdiki zaman ortacı
nuzzling
basit geçmiş zaman
nuzzled
geçmiş zaman ortacı
nuzzled
02
yaslanıp dinlenmek
to affectionately press or lean against someone or something
Intransitive
Örnekler
In the cozy cabin, the siblings regularly nuzzle together on the couch during movie nights.
Rahat kulübede, kardeşler film gecelerinde düzenli olarak kanepede birbirlerine sokulurlar.
03
burunla eşelemek
to rub or touch something with the nose or face in a gentle way
Transitive
Intransitive



























