Ara
Nibble
01
ufak lokma
a small bite of food
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
nibbles
02
hafif ısırık, nazikçe ısırma
gentle biting
to nibble
01
azar azar yemek
to eat small amounts of food often
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
nibble
3. tekil kişi
nibbles
şimdiki zaman ortacı
nibbling
basit geçmiş zaman
nibbled
geçmiş zaman ortacı
nibbled
Örnekler
She likes to nibble on cheese and grapes while watching TV.
O, televizyon izlerken peynir ve üzüm kemirmeyi sever.
02
kemirmek, ısırmak
to take small, light bites from something
Transitive: to nibble food
Örnekler
The child nibbled on his apple as he walked to school.
Çocuk okula yürürken elmasını kemiriyordu.
03
hafifçe ısırmak, kemirmek
to gently bite, usually as a sign of affection or when feeling nervous
Transitive: to nibble a part of body | to nibble on a part of body
Örnekler
He playfully nibbled her shoulder as they joked together.
Birlikte şakalaşırken, şakacı bir şekilde omzunu ısırdı.



























