Ara
Muddle
01
karmaşa, karışıklık
a state of confusion or disorder characterized by a mixture of things that are not clearly organized or understood
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
muddles
Örnekler
Sorting through the attic, they found a muddle of old toys and books.
Tavan arasındaki eşyaları ayıklarken, eski oyuncaklar ve kitaplardan oluşan bir karmaşa buldular.
02
karmaşa, düzensizlik
informal terms for a difficult situation
to muddle
01
karmakarışık etmek
to mix something together or cause confusion
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
muddle
3. tekil kişi
muddles
şimdiki zaman ortacı
muddling
basit geçmiş zaman
muddled
geçmiş zaman ortacı
muddled
02
karıştırmak
to make something muddy or turbid



























