Ara
to moisten
01
nemlendirmek, hafifçe ıslatmak
moisten with fine drops
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
moisten
3. tekil kişi
moistens
şimdiki zaman ortacı
moistening
basit geçmiş zaman
moistened
geçmiş zaman ortacı
moistened
Örnekler
He moistened his lips with a sip of water.
Bir yudum suyla dudaklarını nemlendirdi.
Örnekler
The fabric began to moisten under the fog's gentle embrace.
Kumaş, sisin nazik kucağı altında nemlenmeye başladı.
Leksikal Ağaç
moistener
moistening
moisten
moist



























