Ara
Mist
to mist
01
buğulanmak, sislenmek
to become covered with fine droplets of water or condensation
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
mist
3. tekil kişi
mists
şimdiki zaman ortacı
misting
basit geçmiş zaman
misted
geçmiş zaman ortacı
misted
Örnekler
The window began to mist as the temperature dropped.
Sıcaklık düştüğünde pencere buğulanmaya başladı.
02
püskürtmek, sislemek
to spray or coat with fine droplets
Örnekler
The gardener misted the plants to keep them hydrated.
Bahçıvan, bitkileri nemli tutmak için onları sisledi.
03
bulandırmak, puslandırmak
to make something less visible, obscure, or unclear
Örnekler
His vision misted after the shock.
Şoktan sonra görüşü bulandı.
Leksikal Ağaç
misty
mist



























