Ara
Missionary
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
missionaries
Örnekler
During his time abroad, the missionary learned the local language to better communicate with the community.
Yurtdışındaki zamanı boyunca, misyoner toplulukla daha iyi iletişim kurmak için yerel dili öğrendi.
02
misyoner, dini yaymacı
someone who aggressively promotes or imposes their religious beliefs on others, often without sensitivity to cultural or personal differences
Örnekler
The missionary's insistence on converting others created tension within the community.
Misyonerin başkalarını din değiştirmeye zorlamadaki ısrarı topluluk içinde gerginlik yarattı.
missionary
01
misyoner, dini görevli
connected with or relating to a religious mission
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
His missionary zeal inspired others to volunteer.
Onun misyoner gayreti, başkalarını gönüllü olmaya teşvik etti.



























